Atasözleri – Türk Atasözleri

ATASÖZLERİ: Bir öğüdü,bir davranış kuralını,bir yargıyı kısa ve kesin bir dille anlatan ve  eskiden beri söylenile gelen tümcelerdir.

Türk Atasözleri’nin köklü bir geçmişi vardır.En eski yazılı belgeler Orhun ve Yenisey  yazıtlarında, Kutadgu Bilig’de Türk Atasözleri ‘nin en eski örneklerine rastlanır. Ayrıca Türk Atasözleri’nin birçoğu yaşanmış olaylardır.

Türkler, sözlü edebiyat dönemindeyken Atasözlerini  daha  çok anlatımların başında ve sonunda kullanırlardı. Oğuz ve Kırgız Destanlarında bu çeşit örnekler çoktur.Dede  Korkut hikayelerinde birçok Atasözü vardır.

Atasözleri her milletin  özel dil varlığıdır. Bir milletin, düşünceleri,yaşayışı,inanışları,gelenek ve  görenekleri en  güzel Atasözleri  ile belirtir.

ATASÖZLERİN ÖZELLİKLERİ
1-Atasözleri kalıplaşmış sözlerdir.
2-Atasözleri kısa ve özlüdür.
3- Bazı Atasözleri sosyal olayları  bazıları ise doğal olayları belirtir.
4-Bazı Atasözleri öğüt verir niteliktedir.
5-Bazı Atasözleri töre ve  gelenek bazıları bir inanış bildirir.
6-Bazu Atasözleri acı, dert ,üzüntü,baskı,zulüm,dostluk,düşmanlık,hak arama, para’yla ilgilidir.

NOT:Atasözleri  FOLKLOR  ( HALK BİLİMİ ) ‘un  bir öğesidir.

Ak akçe, kara gün  içindir.

Ak koyunun, kara kuzusuda olur.

Akıl para ile satılmaz.

Akıl, akıldan üstündür.

Akıllı hırsız, şaşkın ev sahibini bastırır.

Akla gelmeyen , başa gelsin.

Akıllı düşman, akılsız dosttan hayırlıdır.

Alet işleri el övünür.

Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste.

Altın ‘ın  kıymetini, sarraf bilir.

Altın anahtar , her kapıyı açar.

Anlayana sivrisinek saz,anlamayana davul zurna az.

Arpa iken buğday biçilmez.

Aşk olmayınca meşk olmaz.

Ata dostu, oğula mirastır.

At binenin, kılıç kuşanandır.

Ateş, düştüğü yeri yakar.

At, sahibine göre kişner.

Ateş olmayan yerden,duman çıkmaz.

Ateşle barut , bir yerde olmaz.

At ölür meydan kalır, yiğit ölür şan kalır.

Atılan ok, geri dönmez.

Av avlayanın, kemer bağlayanın.

Ayağını, yorganına göre uzat.

Aza kanaat etmeyen, çoğu hiç bulamaz.

Balık. baştan kokar.

Bal tutan,parmağını yalar.

Bal bal demekle,ağız tatlanmaz.

Bana dokunmayan yılan,bin yaşasın.

Bana arkadaşını söyle,sana kim olduğunu söylüyüm.

Ben diyorum kısırım,sen diyosun kaç çocuğun var.

Besle kargayı,oysun gözünü.

Beş parmağın beşi,  ibir olmaz.

Beyler buyruğu,yoksula kan ağlatır.

Bıçağı kestiren kendi suyu, insanı sevdiren kendi huyu.

Bıçak,sapını kesmez.

Birlikten  kuvvet doğar.

Bir elin nesi var ,iki elin sesi var.

Bin dost az,bir düşman çok.

Borç yiğen, kesesinden yer.

Borç yiğidin kamçısıdır.

Bugünün işini ,yarına bırakma.

Can boğazdan gelir.

Can çıkmayınca,huy çıkmaz.

Cana  gelecek kaza , mala gelsin.

Cefayı çekmeyen, safanın kadrini bilmez.

Çam sakızı,çoban armağanı.

Çirkefe  taş atma,üstüne çıkar.

Çivi çiviyi söker.

Çobansız koyunu,kurt kapar.

Çok arpa, atı çatlatır.

Çok gezen,çok bilir.

Çok havlayan köpek, ısırmaz.

Çok koşan,çabuk yorulur.

Çürük tahta ,çivi tutmaz.

Dağ dağa kavuşmaz,insan insana kavuşur.

Damlaya damlaya,göl olur.

Davul, dengi dengine çalar.

Davulun sesi ,uzaktan hoş gelir.

Deliye,   hergün bayram.

Demir, tavında dövülür.

Denize düşen , yılana sarılır.

Derdini söylemeyen, derman bulamaz.

Dertsiz kul olmaz.

Dervişin fikri ne ise zikride odur.

Deveyi yardan  uçuran, bir tutam ottur.

Deveden büyük,fil var.

Dikensiz gül  olmaz.

Dilin  kemiği yok.

Dost acı söyler.

Dost ile ye iç, alış veriş yapma.

Dost başa,  düşman ayağa bakar.

Dost,   kara  günde belli olur.

Dostluk başka ,alışveriş başka.

Duvarı nem  , insanı gam yıkar.

Düşenin,dostu olmaz.

Düşmez kalkmaz,  bir Allah.

Eğri otur,düz (doğru )  konuş.

Ekmeden biçilmez.

El elden ,üstündür.

El eli yıkar, elde yüzü.

Elçiye zeval olmaz.

El yarası onulur,dil yarası onulmaz

Emek olmadan,yemek olmaz.

Er (Yiğit-Çalışkan )  olan ,ekmeğini taştan çıkarır.

Erkek Arslan,dişisinden kuvvet alır.

Esirgenen göze, çöp batar.

Eski düşman dost olmaz, olsa da dürüst olmaz.

Eşeğe altın semer vursalar, eşek yine  eşektir.

Eşeği düğüne çağırmışlar; ya odun eksik, ya su demiş.

Eşek bile düştüğü yere, bir daha düşmez.

Etle,  tırnak arasına girilmez.

Etle tırnak,birbirinden ayrılmaz.

Ev alma,  komşu al.

Evdeki hesap, çarşıya uymaz.

Evli evinde, köylü köyünde gerek.

Fazla mal,göz çıkarmaz.

Fırsat  her zaman ,ele geçmez.

Garip kuşun yuvasını,Allah yapar.

Gelen,  gideni aratır.

Geçmişini bilmeyen,  geleceğini göremez.

Gönül kimi severse, güzel odur.

Gören gözün , hakkı vardır.

Görünen köy, kılavuz istemez.

Gülme  komşuna,  gelir başına.

Gülü seven, dikenine katlanır.

Gün doğmadan, neler doğar.

Güneş girmeyen eve,doktor girer.

Güvenme varlığa,  düşersin darlığa.

Hak yerini bulur.

Hak yerde kalmaz.

Hamama giden terler.

Harama el uzatılmaz.

Hatasız kul olmaz.

Haydan gelen, huya gider.

Her ağacın, meyvesi olmaz.

Her damardan ,kan akmaz.

Her deliğe elini sokma,ya yılan çıkar  ya çıyan.

Her horoz, kendi çiftliğinde öter.

Her inişin , bir  yokuşu vardır.

Her işin başı , sağlık.

Herkes,  bildiğini okur.

Her  yiğidin, bir yoğurt yiğişi vardır.

Her ziyan  (zarar )  bir öğüttür.

Huylu huyundan  vazgeçmez.

Irmaktan geçerken, at değiştirilmez.

Isıracak it, dişini göstermez.

Islanmışın , yağmurdan korkusu var.

İğneyi kendine  ,çuvaldızı başkasına batır.

İki baş, bir kazanda kaynamaz.

İki cambaz,  bir ipte  oynamaz.

İki karpuz, bir koltuğa sığmaz.

İki ölç, bir biç.

İnsanoğlu,  çiğ süt emmiş.

İnsan yedisinde ne ise  yetmişinde de  odur.

İp, inceldiği yerde kopar.

İsteyenin bir yüzü, vermeyenin iki yüzü.

İş olacağına varır.

İşten artmaz, dişten artar.

İt derisinden,  post olmaz.

İt itin , ayağına basmaz.

İtle,  çuvala girilmez.

İt ürür, kervan yürür.

İyi dost , kara günde belli olur.

İyi insan,  lafının üstüne  gelir.

İyilik eden , iyilik bulur.

İyi olacak hastanın, hekim ayağına gelir.

Kaçan balık,büyük olur.

Kalaylı bakır, küflenmez.

Kalp kalbe karşıdır.

Kâr,zararın kardeşidir. ( ortağıdır )

Kanatsız kuş uçmaz.

Kanı kanla yumazlar, kanı su ile yurlar.

Kara haber, tez ( çabuk ) duyulur.

Kaza  geliyorum demez.

Kaz gelen yerden, tavuk esirgenmez.

Keçi can derdinde , kasap yağ derdinde.

Kelin ilacı olsa, başına sürer.

Kendi düşen, ağlamaz.

Kesilen baş, yerine  konmaz.

Keskin sirke ,küpüne zarar verir.

Kızı keyfine bırakırsan. ya davulcuya varır yada zurnacıya varır.

Kızını dövmeyen, dizini döver.

Kim ne ederse, kendine eder.

Kimseden kimseye,  hayır gelmez.

Kimsenin ahı, kimsede kalmaz.

Komşu komşunun, külüne muhtaçtır.

Komşunun tavuğu, komşuya kaz görünür.

Korkulu rüya görmektense,uyanık yatmak hayırlıdır.

Korkunun ecele faydası yok.

Köpek ekmek veren, kapıyı tanır.

Köpek salyasıyla , deniz kirlenmez.

Köpeksiz sürüye .kurt dalar.

Köprüyü geçinceye kadar, ayı’ya dayı diyecen.

Kul, hatasız olmaz.

Kurt dumanlı havayı sever.

Kurunun yanında, yaşda yanar.

Küçük suda , büyük balık olmaz.

Laf, torbaya girmez.

Lafla, peynir gemisi yürümez.

Leyleğin ömrü laklakla geçer.

Lodosun gözü , yaşlı olur.

Mal, canın yongasıdır.

Mal bulunur, can bulunmaz.

Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır.

Mayasız yoğurt , çalınmaz.( tutmaz )

Mazlumun ahı , indirir şahı.( yerde kalmaz)

Merhametten, maraz doğar.

Mermer iyi taştan, iyilik iki baştan.

Meyve veren ağacı taşlarlar.

Minareyi çalan, kılıfına uydurur.

Misafir umduğunu değil, bulduğunu yer.

Misafir, kısmeti ile gelir.

Mum dibine , ışık vermez.

Mühür kimde ise süleyman odur.

Ne doğrarsan aşına, o çokar karşına.

Ne ekersen,  onu biçersin.

Ne oldum dememeli,ne  olacağım demeli.

Nerde birlik , orda dirlik.

Nerde hareket, orda bereket.

Nikahta keramet vardır.

Olacakla ,  öleceğe, çare bulunmaz.

Olan dört bağlar, olmayan dert ağlar.

Otu çek , köküne bak.

Oynamasını bilmeyen gelin, yerim dar dermiş.

Öfkeyle kalkan,  zararla   oturur.

Öğretmenin vurduğu,  yerde gül biter.

Öfke, baldan tatlıdır.

Öküze, boynuzu yük değil.

Ölenle  ölünmez.

Ölüm kalım , bizim için.

Ölüm ile öç alınmaz.

Önce can,  sonra canan.

Önce iğneyi kendine batır, sonra çuvaldızı ele. ( başkasına)

Önce düşün ,sonra söyle.

Öpülecek el, ısırılmaz.

Para ile imanın, kimde  olduğu bilinmez.

Para isteme benden , buz gibi soğurum.

Para dediğin,  el kiri.

Paranın yüzü sıcaktır.

Paran varsa cümle alem kulun,paran yoksa tımarhane yolun.

Para,  parayı çeker.

Parayı veren,  düdüğü çalar.

Rüşvet kapıdan girince, imam bacadan çıkar.

Rüzgar eken ,fırtına biçer.

Rüzgara tüküren,  kendi yüzüne tükürür.

Sabah ola , hayr ola.

Sabrın sonu selamettir.

Sağır işitmez, uydurur.

Sağlık , varlıktan iyidir.

Sakınılan göze , çöp batar.

Sakla samanı, gelir zamanı.

Sanat altın bileziktir.

Sana taşla vurana , sen aşla vur.

Sayılı gün , çabuk geçer.

Sel gider. kum kalır.

Sen ağa ben ağa, inekleri kim sağa.

Sen  işten  korkma, iş senden korksun.

Seyrek git dostuna, kalksın ayak üstüne.

Sıçan, çıktığı deliği bulur.

Sinek küçüktür ama mide bulandırır.

Son pişmanlık fayda vermez.

Sona kalan , dona kalır.

Sora sora bağdat bulunur.

Söz ağızdan çıkar.

Su küçüğün,  söz büyüğün.

Su testisi, su yolunda kırılır.

Su uyur, düşman uymaz.

Sütten ağzı yanan , yoğurdu üfleyerek yer.

Şakanın sonu, kakadır.

Şeriatın kestiği, parmak acımaz.

Şeytanın dostluğu, dar ağacına kadardır.

Şeytanla kabak ekenin,kabak başına patlar.

Şimşek çakmadan ,gök gürlemez.

Tan yeri ağarınca.hırsızın gözü kararır.

Tarlaya saban,sürüye çoban.

Taşıma su ile değirmen dönmez.

Tatlı dil, yılanı deliğinden  çıkarır.

Tatlı yiyelim,  tatlı konuşalım.

Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış.

Tekkeyi bekleyen, çorbayı içer.

Tek kanatla, kuş uçmaz.

Tereciye , tere satılmaz.

Tırnağın varsa başını kaşı.

Tilkinin  dönüp geleceği yer,kürkçü dükkanıdır.

Tok acın,  halinden anlamaz.

Tuz ekmek hakkını, bilmeyen kör olur.

Ucuz etin,  yahnisi olmaz.

Ummadığın taş,  baş yarar.

Umut ,fakirin ekmeğidir.

uyuyan yılanın, kuyruğuna basma.

Üşenenin,  oğlu kızı olmamaış.

Üzüm üzüme, baka baka sararır.

Üzümü ye bağını sorma.

Vakit nakittir.

Vakitsiz öten kuşun,başını keserler.

Var evi kerem evi,yok evi verem evi.

Verirsen veresiye, batarsın karasuya.

Yabancı koyun, kenara yatar.

Yalancının evi yanmış, kimse inanmamış.

Yalancının hafızası zayıftır.

Yalancının mumu,yatsıya kadar yanar.

Yanlış hesap Bağdat’ tan döner.

Yanlız öküz, çifte koşulmaz.

Yaş kesen, baş keser.

Yaşın yanında , kuruda yanar.

Yarası olan gocunur.

Yarım elme,gönül alma.

Yazın gölge hoş, kışın çuval boş.

Yel kayadan , ne  koparır.

Yerin , kulağı var.

Yılanın başı , küçükken ezilmeli.

Yırtıcı kuşun , ömrü az olur.

Yiğidin malı meydandadır.

Yiğit,arkasından vurulmaz.

Yiğit, meydanda belli olur.

Yiğit yiğide, at bağışlar.

Yol bilen , kervana katılmaz.

Yoldan giden yorulmaz.

Yoldan kal,yoldaştan kalma.

Yol, sormakla bulunur.

Yol yürümekle,borç ödemekle tükenir.

Yuvarlanan taş,yosun bağlamaz.

Yuvayı yapan, dişi kuştur.

Yüz verme arsız olur.az verme hırsız olur.

Yüz,  yüzden utanır.

Zamanın, neresinden dönülse kardır.

Zengin arabasını dağdan aşırır,züğürt düz ovada yolunu şaşırır.

Zenginin malı , züğürtün çenesini yorar.

Zora , dağlar dayanmaz.

Zorla , güzellik olmaz.

Zurnada, peşrev olmaz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>